Fakültemiz Dekanı Prof. Dr. M. Fatih Uşan’ın “En İyi Hukuk Fakültesi Sorunu” Konulu Mülakatı

Fakültemiz Dekanı Prof. Dr. M. Fatih Uşan, hukuk fakültelerinin akreditasyonlarının belirlenmesinde sorunlar olduğunu ifade etti.

Türkiye Barolar Birliği, hukuk eğitimi ve öğretimindeki standartları belirlemek amacıyla başlattığı “ölçme-değerlendirme” çalışmalarını sonuçlandırdığını duyurdu.  Üniversitemiz Rektör Yardımcısı ve Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Fatih Uşan, üniversite tercih döneminin hemen öncesinde doğruluğu test edilmeden, bütüncül bir yaklaşımla konunun ele alınmadığı ve kendi içerisinde bir çok çelişkiyi ve hatayı da barındıran bu gibi sıralamaların yayınlanmasına tepki gösterdi. Memurlar.net’e açıklamalarda bulunan Uşan, hukuk fakültelerinin ve verilen eğitimin birbirleriyle olan uyumunu düzenlemek ve mukayese etmek maksadıyla akreditasyon konusunda yetkili bir oluşumun mevcut olması gerekliliğine işaret etti.

PROF. UŞAN: TEK BAŞINA HERHANGİ BİR ORGANİZASYON HUKUK EĞİTİMİNİ BELİRLEYEMEZ

Gerek bir meslek örgütünün gerekse bir sivil toplum örgütünün hukuk eğitimini tek başına standartlaştıramayacağına, belirleyici olamayacağına dikkat çeken Uşan “YÖK, Adalet Bakanlığı ve Adalet Akademisi bulunmadan oluşturulan süreçlerin hatalı sonuçlar doğuracağını düşünüyoruz” dedi.

Diğer taraftan, Türkiye’nin en iyi hukuk fakültelerini tesbit etmeye çalışan, son zamanlarda iki farklı sıralamanın olduğu, ancak bu iki sıralamanın birbiriyle tamamen zıt sonuçlar ortaya koyduğu ve sıralama yapılan bazı listelerde kapatılan hukuk fakültelerinin dahi sıralamalarda yer aldığı ifade ediliyor. Uşan’a göre bu durum dahi yapılan uygulamanın ne derece sağlıksız olduğunu ortaya koyma açısından önemli.

Hukuk eğitiminin eksik olan yönleri üzerinde, Hukuk Fakültesi Dekanlarından müteşekkil bir komite marifetiyle çalışma yürütülmesinin yerinde ve yararlı bir faaliyet olacağını ifade eden Uşan, “Ancak, konunun yalnızca bir meslek örgütü veya sivil toplum örgütünün gözetim ve denetimi altında yürütülmesi, hukuk eğitimi ile ilgili tüm tarafların temsil edilmediği bir durumda, amaca ulaşma konusunda bir takım eksikliklere yol açabilecek niteliktedir. Yine hukuk eğitimi, bir yandan avukatlığı diğer yandan hakim ve savcıları, dolayısıyla Adalet Bakanlığını ve Türkiye Adalet Akademisini de yakından ilgilendiren bir alandır.” dedi.

‘HUKUK FAKÜLTEMİZ YÜZDE 30 İNGİLİZCE AĞIRLIĞIYLA ALANINDA TEK’TİR’

Üniversite olarak, Hukuk Fakültelerinin akreditasyonu ile ilgili çalışmalar yaptıklarını, bu konuda YÖK Başkanı ile görüştüğünü ifade eden Uşan “Üniversitemiz Hukuk Fakültesi, 1 yıl zorunlu İngilizce hazırlık, akabinde derslerin en az yüzde 30’nun İngilizce verildiği, 5 yarı yıl Hukuk Almancası ve 5 yarı yıl Osmanlıca Hukuk Metinleri öğretimiyle de bu konuda tek Devlet Üniversitesi olduklarını” belirtti.

Bünyelerinde; daha önce mülteci ve arabuluculuk hukuk kliniği olduğunu söyleyen Uşan, şu an Keçiören Belediyesi ile ortak bir proje ile Göçmen Hukuk Kliniği faaliyetini yürüttüklerini ifade etti. Böylelikle öğrencilerin daha henüz ders aşamasında gerçek problemlerle karşılaştıklarını ve bunlara çözüm önerisi bularak erkenden uygulama içerisinde yer aldıklarını, ayrıcı göçmenler ve özellikle Suriyeli mülteciler ile uğraşarak bir nevi sosyal sorumluluk bilincinin de bu sayede geliştirildiğini beyan etti.

“Bugüne kadar 7 uluslararası ve 4 ulusal sempozyum düzenledik. 26 Hukuk fakültesiyle Erasmus+, 7 Hukuk fakültesiyle Mevlana, 100 Üniversite ile ikili anlaşmamız bulunuyor” diyen Uşan, “Öğrencilerimizi gerek ulusal gerekse uluslar arası farazi dava yarışmalarına hazırlıyoruz ve gönderiyoruz. Öte yandan Hukuk Temalı Film Okumaları ve ödüllü Kısa Film Yarışmaları ile de kültürel alandaki etkinliklerimiz ile öğrencilerin hukuk eğitimine ve hukukçuluğa farklı bir bakış açısı hazırlanmalarını temin ediyoruz, söz konusu uygulamalarımız öğrencilerimiz tarafından da beğenilmekte ve desteklenmektedir.” şeklinde sözlerini sonlandırdı.

Haber için tıklayınız.